Rotamız Melikler Yarımadası

Bu hafta rotamızı BARDOF (Barida Dağcılık ve Fotoğrafçılık Kulübü) ekibi ile birlikte, Isparta ilinin Sütçüler ilçesine bağlı Melikler Yarımadası’na çevirdik. Yazılı Kanyon Tabiat Parkı’na yakınlığı ve Karacaören Barajı ile çevrili olan bu bölge doğa turizmi açısından önemli bir yer.

Melikler Yarımadası,  Aksu ırmağı üzerinde kurulan baraj çevresinde alabalık üretim tesisleri, tabiat parkları, muhteşem manzaralı ormanları ile doğa severlerin de uğrak yeri haline gelmiştir…
Baraj gölünün nefis manzaralı kıyısında yer alan, ılıman havaya ve verimli toprağa sahip olan Melikler Köyü’nün başlıca geçim kaynağı tarım, hayvancılık, balıkçılık ve orman ürünleridir.

İlginçtir, 1926 yılından bu yana aynı isimle anılan bu köy, baraj nedeniyle tarım arazilerinin büyük bir kısmı su altında kalmış. Köyün nüfusu 75 e kadar düşmüş durumda… Yine köylünün bir kısmı ise Gökçeada’ya göç etmiş ve kalan 21 hane hâlâ burada yaşamını sürdürmektedir.

Rotamıza ulaşmak üzere, Sütçüler’in Çandır ve diğer köylere ara geçiş bağlantısı sağlayan Melikler Köprüsü’nü geçerken, baraj sularının geçen yıllara oranla oldukça çekilmiş olduğunu gözlemledim.

Tabi ki su ile olan imtihanımız devam ediyor…

Tatlı sohbetler eşliğinde, kendi kabuğunda cıvıltılı sessizlik yaşayan ağaçların, bahar havasını aratmayan ılık esintinin ve bol oksijen ile hafiflemenin, kilometrelerce yürüyebilmenin tadına varırken, tam olarak 12 km’lik parkuru tamamlamak yine  harika bir deneyimdi.

Doğanın cömertçe bizlere sunduğu, tam bir antioksidan deposu olan yaban mersinini dallarından toplayıp taze taze yemek ayrı bir keyifti… Kıyılarda mis gibi kokan taze dağ kekikleri hele anlatılacak gibi değildi…

Kış çaylarımıza eklemek için kekik de topladık.

 

 

Bir kaç kilometre ilerleyince kötü bir manzara ile karşılaştık. İnsanımsı varlıklar yiyip içtikleri fakat yanlarında götürmedikleri çöpleri, ağaç köklerinin dibine bırakmayı tercih etmişler. Bu denli sorumsuzca davranan eğitimsiz, görgüsüz ve ahlak yoksunu, nefes alıp veren, yiyen içen canlı olduklarını bu fotoğraf kanıtlıyor. Kısa süreli enerji düşüşüne neden olan bu gibi fotoğraflar son olsun ve dilerim bu çirkin görüntülerle bir daha karşılaşmayalım.
Yürüyüşün son kilometrelerine yaklaşırken, muhteşem ormanın içinde, ağızlarından çıkan melodileri birbirine karıştıran kuşların, yaşadıkları son günler olduğunu sanki biliyor gibi süzülerek dans eden turuncu siyah kelebeklerin, nefesimizi tazeleyen çam ağaçlarının ve Bardof ekibinin can üyeleri ile oyun havaları eşliğinde yüksek enerjiyi vücutlarımıza depolarken , günün sonunda aradığımız , arayıp ta bulduğumuz tam da buydu…..

Kıymetli okurlarımız, doğayı koruyalım ki nefesimize tazelik, ömrünüze ömür katsın !…
Sevgiyle kalın …..

Şimdilik, Hoş cakalın…

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir