Tanrı Men
Isparta’nın Yalvaç İlçesi sınırları içerisinde bulunan Pisidia Antiokheia Antik Kentini BARDOF(Barida) Dağcılık ve Fotoğrafçılık Kulübü ekibiyle yerinde gezerek gözlemlediğimiz bilgileri siz değerli okuyucularımıza bir önceki yazı ile aktarmıştım.
Bu yazımızda ise Tanrı Men ve Kutsal alanıyla ilgili çarpıcı bilgileri sizlerle paylaşıyorum.
Tanrı Men Yerleşkesi, Pisidia Antiokheia Antik Kenti’nin yaklaşık 5 km güneydoğusunda ve 1600 m yüksekliğindeki Gemen Korusu’nda bulunmaktadır. Anadolu’nun en eski inanışlarından Ay Tanrısı Men adına yapılmış bu alan, tüm dünyada şehirleşmiş tek dinsel merkez özelliği taşıyor.
Bu kutsal alan Yalvaç Ovasını, Beyşehir ve Eğirdir Göllerini aynı anda kuşbakışı görebilen ve tüm araziye hakim bir noktada kurulmuştur.
Men dini ile ilgili ilk bilimsel çalışmalar 20.yy başlarıdır… 1912 yılında Sr. Ramsey ve ekibi tarafından burada uzun yıllar araştırma ve kazı faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. 2008 yılından bu güne kadar, antik dönem sırlarının aralanması için Süleyman Demirel Üniversitesi, Öğretim Görevlisi ve Bölge Kazı Başkanı görevini titizlikle yürüten Prf. Dr. Mehmet Özhanlı ve kazı ekibi büyük bir özveri ile çalışmalarına burada devam etmektedir.
M.Ö 3 binden beri Anadolu’da bilinen Ay Tanrısı Kültünün kökeni Mezopotamya’ya dayanmaktadır. Yine M.Ö 1 binin yarısında Trakya’ya gelen Frigler’e mâl edilmiştir. Men dini, tarihin akışı içinde Anadolu’da yerel bir Anadolu tanrısı olarak hiç asimile olmadan kendini göstermesiyle özünü kaybetmemiş tek tanrılı bir din olarak tarif edilmektedir. Tanrı Men, Pisidia ve özellikle Pisidia Antiokheia’sın da Baş Tanrı olarak M.S 400 yıllarına kadar varlığını korumuştur.
Heradot’a göre Men, Lidya krallarının atasıdır
Antik yazarların bir çoğu ise bulunan sikke ve kabartmalardaki Frig başlığı ve giysileri ile O’nu Frig Tanrısı olarak gösterildiğini desteklemektedir.,,
Sr. Ramsey’e göre Frigler O’na Manes diyordu… İsmi sonradan gr ekleştirilerek Men olmuştur.
Roma döneminde Mensis adını almıştır.
Hitit inançlarında Ay Tanrısı Arma’dır.
Arma ise Men’in Hitit çağındaki atasıdır. Men Mezopotamya’da daha eski dönemlerde başka isimlerle kabul görüyordu. Ay evrensel ölçüm aracıdır. Gök cisimleri ile ilgili en eski sözcük Aryancada “M” dir. Ölçme eyleminin köküdür. Ay ile ilgili her terim bu kökten türemiştir. Ay tüm kozmik büyüsel ya da dinsel değerleri içerir. Kendini sürekli yeniler, canlıdır ve tükenmez. İnsan, ayın tüm canlılar gibi bir sonu olduğuna, yeni ay ile yenilenme isteğinin, yeniden doğuş umutlarının gerçekleşebileceği inancına sahiptir.
Men, ölülerin koruyucusu ve yeraltının tanrısıdır. Gece ve karanlık dünyanın hakimidir. Ay batıp yer altına indiğinde, Men yeraltındaki hükmünü sürdürür. O zayıf ve sıkıntı içindeki insanların yardımcısı, öğütçüsü ve koruyucusudur. Halkı büyüden korumak, hastalara şifa olmak, haksızlığa uğrayanların hakkını savunmak O’nun görevleri arasındadır. Zaferlerin, bereketin, yemin ve kehanetin tanrısıdır. Vahşi hayvanların hakimi boğa başına basmış ve çifte baltasıyla ifade edilmesi, O’nun bir Anadolu Tanrısı olduğunu açıkça göstermektedir.
Burada baş tanrı olarak anılan Men’e halk tüm isteklerini iletir, bu isteğe karşılık vaatte bulunup, Tanrıya duasını ve vaadini belirten bir adak stili yaptırırdı.
Bu dine mensup olanlar, kutsal alana girmek istediklerinde temiz olmak zorundadır. Bir gün öncesinden başlayarak domuz eti ve sarımsak yemek, cinsel ilişkide bulunmak yasaktı. 5 km lik kutsal yol boyunca insanlar dualar, ilahiler okuyarak kutsal alana çıkmaktaydılar. Burada bulunan çilehanelerde kalmış olduklarını, bu süre içerisinde tamamen oruç ve ibadetle geçirdiklerini, daha sonrasında düzenlenen büyük ayinlerle kurbanlarını keserek hac vazifelerini yaparak yurtlarına döndüklerini kaynaklardan anlıyoruz.
Bilinir ki Tanrı Men tasvir edilirken, omuzlarından yükselen bir Ayça izlenir. Bu Men’in başlıca simgesidir.
Hristiyanlığın yavaş yavaş Anadolu’da yayıldığı bu dönemde Hristiyan ve Tekmorlar topluluğu arasında bağlar kurulmaya başlanmıştır. Bu iki dinin mensupları “Rabbin Sofrası” adı altında törensel bir yemeğe katılmaktaydılar. Bu süreçte Men dini Anadolu Hristiyanlığının içinde zamanla karışması sonucunda Men dini asimile olmuş ve unutulmuştur. Ancak bu dinin öğretileri hem Hristiyanlığın, hem de daha sonra gelecek olan Anadolu İslam’ının içerisinde yaşamaya devam etmiştir.
Bu tarihi yerin çok az kişi tarafından bilinmesi ve görülmesi bizi üzen bir durum. İlçede bulunan kamu ve özel sektördeki tüm yapılar, kişiler, odalar bu bölgenin tanıtılmasında yeterli değil. Yabancı turistlerin akın akın gelebilmesine neden olacak çok değerli yapılar var. Dünyada Hristiyan hac merkezi kabul edilen böylesine değerli bir yeri nasıl yeterince tanıtıp, turizmi hareketlendiremiyoruz anlamıyorum. Bir çok antik şehir bulunan kentlerde, turizmin hareketlenmesi için koordineli çalışmalar, rehberler, oteller, işletmeler, tanıtım vb lokomotif gibi işlemeli. Valilik, ilçe kaymakamlık ve il ve ilçe belediyeler, kültür turizm müdürlükleri, turizm firmaları… Fazla zaman kaybetmeyelim.
Yazımın sonunda teşekkür etmem gereken, kendini tanımaktan mutlu olduğum Sevgili kardeşim Arkeoloji Öğrencisi Amin Namazlı’ya, titiz çalışmaları ve verdiği değerli bilgileri ekrandan da olsa alabildiğim kıymetli hocamız Sayın Prof. Dr. Mehmet Özhanlı’ya çok teşekkür ediyorum.











