Dünyada Bir İlk; Okul mu? Fabrika mı?

Şimdi sizlere öyle bir devrimden bahsedeceğiz ki okudukça hayretler içine düşeceksiniz… Tabiki meseleyi bilenler ise tekrar duygulanacaktır… Genç Türkiye’nin kalkınması için her alanda devrimler yapan yüce Atatürk’ün öyle bir projesi vardı ki yine dünyada bir ilk olacaktı. Kaldı ki 1930’lu yıllarda gerçekleştirilmiş projenin bugün bile bir örneği dünyada yok…
Yüce Atatürk’ün düşüncesinde öyle bir projeydi ki çağın hatta bugünün bile ötesinde bir felsefeyi barındırıyordu.
Atatürk’ün aklındaki proje şöyleydi…?
Bir fabrika kurulacaktı ve bu fabrika bünyesinde konservatuardan tutunda tiyatroya kadar her alanda aktiviteyi ve eğitimi bünyesinde barındıracaktı.
Sadece bu mu ?
Tabi ki hayır !
Yine fabrikada fizik kimya bölümü, santral, hastane, eczane gibi her alanda aktivitesi ile birlikte bu ve buna benzer birçok branşta eğitim veren bir üniversite statüsünde olacaktı…
Düşünün ki sadece sinema salonu 700 kişilikti ki fabrikada çalışan işçiler çalışırken Beethoven’in eserlerini piyanodan dinleyerek çalışıyorlardı.
Sadece bu mu ?
Tabi ki Hayır !…
Yine Fabrika da radyo kurulmuş ve radyo bölgede bulunan ilçeye yayın yaparken, fabrikada oynanan tiyatroları veya çeşitli eğitim programlarını da halka duyuruyordu. Daha da fazlası 2500 işçinin çalıştığı fabrikada bazı işçiler bir eğitmen olarak ilçeye ve çevre köylere gidiyor halka kurslar ve eğitimler verirken her alanda yine halka çağdaşlaşmanın temel eğitimini aktarıyorlardı.

Düşünün ki öyle bir fabrika olacaktı ki hem istihdam yaratacak hem okul olup eğitim verecek hem eğitim alan işçiler çevre ilçelerde bir çok alanda halka eğitim verirken yine halkın ihtiyaçlarına el uzatacaktı. Kurulacak fabrikanın o kadar çok özellikler barındıracaktı ki burada yazmak bile sayfalar alabilecek nitelikte projeler barındırıyordu. Mesela bir özelliğine daha değinmekte yarar var…; Fabrika ile bulunduğu ilçe arasında sefer yapacak bir de tren yolu inşa edilmişt ve tren ilçenin içinden geçerek fabrikaya gidiyordu ki halk için de ücretsizdi… Yine fabrikada ressam işçiler vardı ki bu işçiler resim kursları veriyor ve işçilerin bölgede yaptığı yağlıboya tablolar satılarak gelir elde ediliyordu. Bu gelirler ise ilçe de sosyal faaliyetlere harcanıyordu…
Evet dahiyane proje Atatürk’ün büyük dehası ile 1935 lerde temeli atılarak start verilmişti. Bu muhteşem projenin inşaatı kısa sürede tamamlanmış ve 1937’de Atatürk’ün katılımıyla törenle açılmış ve faaliyete başlamıştı. Dünyada bir örneği olmayan sosyal devlet anlayışı ile düşünülmüş sosyal fabrika statüsündeki bu fabrika malesef son yirmi yılda hurdalık halinde dönmüş ve kaderine terk edilmiş durumda…. İşte bu fabrika Nazilli Sümerbank Basma Fabrika’ydı… Kendi spor kulübü kendi müzik grubu gibi birçok alanda Türkiye’nin kalkınmasında amiral gemisi niteliğini taşıyan bu eğitim kurumu fabrikanın tasarlanma felsefesini siz okuyucularımıza aktararak düşüncenizde kıvılcım yakmak istedik..
HABER DERLEME
ŞUUR DEVRİMİ/EDİTÖR










